4.Yıldıza Doğru
2.adım Eskişehir
Türk futbolunun unutulmaz isimleri olur.Her takımda vardır bunlardan.Adını duyunca "yeaa ne güzel oynuyordu değil mi?" ya da "şu maçta şunu yapmıştı"gibi kısıtlı şeylerle anılırlar o isimler.Birde Türk futbolunun "efsane" isimleri olur.Öyle bir iki maçta yaptıkları anlatılmaz,adı duyulunca amblem gelir akıllara,kulüp ambleminin yarısıdır o artık.Çünkü sadece sahada yaptıkları ile anılmamıştır onlar;yaşadıklarıyla,efendilikleriyle,insanlıklarıyla,saygıları ve sevgileriyle bütün kulüplerin mutlak saygılarını kazanmışlardır..Lefter gibi,Can Bartu gibi,"10" numara adam Metin Oktay gibi..."Taçsız Kral'ı",vefatının 23.yılında saygı ile anıyorum.Onun izinden giden,onun gibi aidiyet ortaya koyan,sorumluluk alan futbolcular kalmadı ne yazık ki..
TFF'nin açıkladığı gerekçelerle vermiş olduğu seyircisiz oynama cezası bir skandal.Öncelikle stadın güvenliğinde bu organizasyonu düzenleyen TFF sorumludur.İçeri giren herkesin üstünü Galatasaray yöneticileri mi kontrol edecek?Fenerbahçe taraftarının olduğu tribünde bir şey atılmasını önleyici tedbirler alınmışken Galatasaray taraftarının olduğu bölüm neden es geçilmiş?Sezon başı talimatları değiştirip Fenerbahçe'nin almış olduğu seyircisiz oynama cezası ertelenip bir takım alenen kayırılırken,sezon başı "artık seyircisiz oynama cezası tarih oldu"diye televizyonlarda şov yaparken konu Galatasaray olunca "vurun abalıya"mantığıyla hareket etmenin izahı mümkün değil.Kararın gerekçesinde "kafaya isabet eden cisimlerde içtihat ile seyircisiz cezası verdik"diyerek skandal açıklama yapan,6 aylık hafızası bulunmayan,biatçı adamların yer aldığı TFF,geçen sezon Rize maçında Burak'ın suratına gelen çakıya ne ceza verdi acaba?Bu sezon bu kararları daha çok göreceğe benziyoruz.Galatasaray'ın Türkiye sınırları içinde gideceği bir yol kalmadı.Şikeyi,ırkçılığı,siyasetin futbola müdahalesini Avrupa da anlatmak zorunda artık.Galatasaray kimsenin uğraşabileceği,devirebileceği bir takım değildir!Seyircisiz maçı izlerken ben bile konsantre olamıyorum,sanki hazırlık maçı oynanıyormuş gibi geliyor.Emin olun dün taraftar stad da olsa idi sonuç çok farklı olurdu.Bunlarında amacı bu zaten;Galatasaray'a nasıl çelme takarız,nasıl engelleriz..
Öncelikle,elinde Sneijderin,Musleran,Pandevin,Melon varsa bunlar senin vazgeçilmez oyuncuların olur;ilk önce bunları tahtaya yazarsın.Geri kalan kontenjanı hak edene verirsin.Hele ki Sneijder gibi bir oyuncun varsa bütün oyununu onun üzerinden oynaman,bütün topları onunla buluşturman,bütün atakları onun yönlendirmesini sağlaman gerek.Böyle başarıya doymayan,sürekli kovalayan adamların yanına ruhsuz ve futbol zekaları yetersiz adamlar koyarsan,adamı küstürebilirsin.Yakın zamandaki en önemli hedef Sneijder'in geçen seneki gibi takımı sahiplenmesini sağlamak olmalı.Prandelli'nin pivot santrafor yerine Pandev'i tercih etmesinin nedeni birazda bu bence.Hem Sneijder'e alan açacak,onunla paslaşacak bir akıl,hem Burak'ın sorununu tıpkı Drogba da olduğu gibi çözebilecek bir yardımcı forvet,hemde bu yabancı sınırı sebebiyle yedek kalmayı dert etmeyecek bir profesyonel.Galatasaray'ın gol sorununun çözümü bu 3 adamın uyum içinde oynamasında saklı.Yoksa takımın gol yeme sorunu zaten yok;geçen sene ligin en az gol yiyen takımıydı.Bu sene Chedjou'nun da mükemmel formu eklenince savunmada bir sorun kalmamış gibi gözüküyor.Madrid,Fenerbahçe,Bursa ve Eskişehir maçlarında gol yememesi-Muslera'nın da üstün katkılarıyla-bunun kanıtı.Chedjou,geldiği günden beri en önemli özelliğinin oyun kurması olduğu söylendi.Geçen sene yaşadığı bel sakatlıklarından dolayı istenilen seviyeye çıkamamıştı ancak bu sene tekrar eski formuna kavuşacağının sinyallerini veriyor.Defansif zaafların çözülmesi tek başına seni şampiyon yapmaz.Olsa olsa orta sıra takımı,beraberlik takımı olursun.Yani bir maçın 15.dakikasında taraftarın "ı-ıh bu maç sittin sene oynansa gol atamayız" diye düşünüyorsa ve buna rağmen işin sorumluları-özellikle futbolcular- maç esnasında bunu değiştirmek için bir çaba göstermiyorsa "neden abi neden?"diye sorulması lazım.Neden yani az mı para alıyorsunuz,sevgilinizle mi tartıştınız ne oluyor yani?Yine metal sıkıntı var sanki.Herkeste bir bıkmışlık,bir bitse de gitsek havası..Agresifliğin zerresi yok faul dahi yapmıyoruz öyle yumuşak bir oyun..Melo'yu böyle anlarda daha çok arıyoruz aslında.Takımın oyununa isyan eden,gerekirse set faul yapan,kavga çıkarıp takımı ateşlemeye çalışan bir adam.Tabi ki oda bir yere kadar.Diğerlerinin de artık silkelenip kendilerine gelmeleri şart.
Galatasaray'ın bir diğer sorunu hızlı ve seri pas+temposuzluk gibi gözüküyor.Dzemaili ilk maçında aldığı topların %70'ini dikine oynayarak 2.bölgeden 3.bölgeye geçişleri kolaylaştırdı.Akıllı ve pas oyununa uygun bir yapısı var.Melo ile birbirlerini tamamlayacaklardır.Bence Galatasaray transferlerinde her zaman nokta atışı yapması lazım.Genç oyuncular için uygun bir ortam yok takımda.Telles gibi,Bruma gibi,Koray gibi potansiyeli yüksek gençler bu baskıların altında eziliyorlar.Bu tür oyuncuları kazanacaksanız sabır ve zaman gerekli;oda bizde yok şu an.Bir diğer potansiyeli yüksek adam Tarık..Alınmasının elzem olduğu bir gerçekti.4,75 milyon euro gibi Avrupa da astronomik sayılacak,içinde bulunulan şartlarda Türkiye için normal bir ücrete geldi.Kendinden beklentiler inanılmaz yüksek.Buda onun üzerinde ciddi bir baskı yaratacaktır.Eskişehir karşısında sol ayaklı olmamasına rağmen bence ileri-geri çok çalıştı;iyi bir oyun ortaya koydu.Tek dezavantajı sol ayakla orta yapamaması gibi;onun üzerinde çalışırsa yavaş yavaş kendini geliştirecektir.
Galatasaray 4-3-2-1 dizilişiyle başladı maça.Yekta ortada,Selçuk sağda,Dzemaili solda,Sneijder solda,Bruma sağda,Burak tek forvet.Hemen söyleyeyim Burak tek forvet oy-na-maz;hele bu temposuz orta saha ile verim almanız imkansız.İlk geldiğinde bozuk olan kafa vuruşlarını bir ara düzeltmişti;şimdi yine eskiye döndü.Maçta 1 tane net kafa vuruşunu zamanlama hatası yüzünden sonuçlandıramadı..Ben ilk değişik hakkını 60 gibi Bruma-Pandev ile kullanacağını düşünüyordum hocanın;Umut'u tercih etmesine şaşırdım açıkçası;herhalde uzun zamandır oynatmadığı Umut'u kaybetmemek için,ona güvenini göstermek için oyun sıkışmışken kurtarıcı olarak onu soktu diye düşünüyorum.Yoksa Pandev'in dahil olaması daha iyi olurdu.En azından son 20 dakika Pandev,Burak ve Sneijder'i bir arada oynatmalıydı diye düşünüyorum.
Ligimizdeki takımlar oynamayı değil daha çok oynatmamayı,11 kişiyle sahasına çekilip boş alan bırakmamayı,hızlı hücumlarla ya da duran toplarla gol bulmayı hedefliyor.2 sezondur Galatasaray bu kilidi açacak optimum hücumcularını bulamadı.Geçen sene tek başına Sneijder'in extra katkısı buna bir çözümdü ancak geçiçi..Şimdilik buna çözüm bulunulmuş görünmüyor.Sneijder'in geçen seneki formunu zorlaması,acil olarak Pandev'in takıma monte edilmesi,Burak ile birlikte bu üçlünün uyumu gol sorununun çözümü gibi görünüyor şimdilik.
Salı günü Şampiyonlar Ligi nihayet başlıyor.İlk maç Ali Sami Yen de Anderlecht ile.Klasikleşmiş bir söz var,"Ligde Kocaeli'nden beş yer,gider Real Madrid'i yener Galatasaray" diye.Şu aralar bu sözü hatırlamakta yarar görüyorum.Avrupa maçlarına hep farklı gözle bakmış,hep farklı oynamış,bunu alışkanlık haline getirmiş,"o ligin"takımı Galatasaray.Böyle turnuvaları çok oynamış,bir çok Avrupa takımını dize getirmiş,kupalar almış,nice tarihler yazmış bir takım.Takımdan umutsuz değilim.Salı günü haldır haldır hücum yapacağımızı düşünmüyorum.Akıllı,kontrollü bir oyunla Şampiyonlar Ligine galibiyetle başlayacağımıza inanıyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder