4 Eylül 2014 Perşembe

                                                                     NE YAPMALI?



Öncelikle Galatasaray'ı çevreleyen,sıkıştıran ve biat ettirmeye çalışanlar az-buz değiller.TFFsi,siyaseti,Fenerbahçesi ve siyasetin ağzından çıkacak tek sözü emir telakki eden anadolu kulüpleri.Yazının bundan sonraki bölümünde "şike lobisi" olarak adlandıracağım adı geçen kurumların tek amacı var;"Galatasaray durdurulmalı"
   3 Temmuz 2011..Liglerin bitişinin ardından transfer heyecanı yaşanacak derken 3 Temmuz 2011 sabahı başta Aziz Yıldırım olmak üzere birçok kulüp yöneticisi ve futbolcu şike soruşturması nedeniyle gözaltına alındı.3 Temmuz,sporda temizliğin miladı olacak derken zaman içinde bu pisliği koruyan,devletin takımı haline dönüştüren bir hale geldi.5 Temmuz gün Ünal Aysal, yazılı bir açıklama ile “Fenerbahçe Kulübü’nün hassasiyetini göz önünde tutarak Galatasaray TV başta olmak üzere Kulübümüzün tüm mecralarında konu ile ilgili program ve yayın yapılmaması kararını almış bulunuyoruz. Aynı hassasiyetin tüm Galatasaray camiası tarafından da gösterileceğine eminim” dedi.Galatasaray yönetimi sahada mücadeleyi seçti;getirilen play-off sistemine,atanan Yıldırım Demirören'e,yapılan haksızlıklara sahada cevap verdi.2 sezon şampiyonluktan sonra sistem Fenerbahçe'yi şampiyon yaparak kamuoyu nezdinde aklama yolunu seçti ve bunun için çalıştı.O dönemde köşe yazılarını ve sosyal medya tartışmalarını hatırlayın.Galatasaray 12 Temmuzda yaptığı açıklamadan sonra şike içine hiç bulaşmadı.Hatta bazı yöneticiler,"rakibimizdir,vurmayalım.Sonra yüz yüze bakarız" diyerek mücadele yolunu baştan kapattılar.Zaten işler iyi gidiyordu,şampiyonluk,Şampiyonlar Liginde alınan başarılar derken Galatasaray 8.bitirdiği sezonun izlerini çoktan kapatmıştı.Ta ki yılan büyüyüp büyüyüp kendini ısırana kadar....Şimdi Galatasaray ne yapmalı?
1-Birinci hedefi artık şampiyonluk,4. yıldız,şampiyonlar ligi,sponsorluk falan olmamalı. Birinci hedefi,Türk futbolunun itibarını 5 paralık eden mafyatik oluşumun kurumsal izdüşümü olan TFF'nin ismini anmayacağım Başkanı ve Yönetim Kurulu'nu bulunduğu koltuktan def etmektir.Bunu bir maçlık cezadan dolayı söylemiyorum,ceza alınır,her bokun cezası çekilir ama bu kadar art niyetli bir kurumun,kulüplere hangi ayak üstünde duracaklarını unutturacak kadar yönetmelik değistirmesine ve ne oluyorsa sürekli aynı kulübün aleyhine yorumlamasına artık birinin dur demesi lazım.
Tarihte örneği var mı bilmiyorum ama bu kurumun hukuk müşavirliği PFDK'nın verdiği cezayı az bulup Tahkime itirazda bulundu.
Hangi kurumun hukuk müşavirliği?
a-58.madde için gerekli gerekli genel kurul çoğunluğu sağlanmamasına rağmen yönetim kurulu kararı ile talimat değiştiren federasyonun
b-Devamlılık ilkesini çöpe atıp,etik raporunu çöpe atan ve tekrar yazdıran federasyonun
c-Bilmem kaç maç ceza verdiği kulübü seyircisiz oynatmamak için saha kapatma cezasını kadınlara ve çocuklara açık maç olarak değiştiren federasyonun
d-Kural oyun başladıktan sonra değişmez deyip sezon ortasında aniden kötü tezahürat ceza şartlarını değiştiren federasyonun
e-Bu gelişme üzerine eşitlik ilkesinin arkasına saklanıp,o zamana kadar alınan cezaları sıfırlayan ve böylece ilk yarı boyunca ceza almayan takımları ceza alanlarla aynı kefeye koyan ve daha zor şartlarda ceza sınırını doldurup ceza almalarını sağlayan federasyonun
f-Sezon başında yine sarkan cezası olan takımları korumak için saha kapama cezasını tribün kapatmaya çeviren ancak bugün Galatasaray'a verdiği ceza ile kendisi ile çelişecek kadar saçma kararlar alan federasyonun..
TFF Süper Kupa Statüsü Madde 14 der ki; "Müsabaka güvenlik organizasyonunu TFF yapar.
2-Bence en önemli madde.Galatasaray içindeki şike lobisi destekçilerini,bunlara çanak tutanları,Galatasaray'ın her hamlesine bir kulp takanları kulüpten def etmelidir.
3-İç hukuk yolları bir fayda sağlamaz.Hukukta,maddiyatta,tüm devlet kurumları da atanmış TFF'nin elinde.Galatasaray eğer savaşmaktan yana kararlı ise,bunu dış dünyaya,UEFA ve FİFA'ya,
gazetecilere,hukukçulara doğru şekilde anlatmalıdır.Siyasetin TFF'yi nasıl avucunun içine aldığını örnek olaylarla ortaya koymalıdır.
4-Akıllıca bir eylem planı ortaya koymalı,buna camiasını ikna etmeli,taraftarına düşmaları göstermeli ve destek istemelidir.Milli takımlara oyuncu göndermemek,Türkiye de ki bütün spor branşlarının federasyonlarından temsilcilerini çekmek dahil belli radikal kararlar alınmalıdır.
5-Galatasaray,Trabzonspor ve temiz futbol isteyenler artık ortak hareket etmeli.Bunun için acil toplanıp bir yol haritası belirlenmeli.
Galatasaray bu şer düzenini yıkacak yegane güç.Boş destek ve birlik söylemlerinin altı doldurulmalı.Savaşlara nasıl komutansız,stratejisiz girilmez ise bu olayda da başta Ünal Aysal ve Yönetim Kurulu olmak üzere bütün Galatasaray camiası,oluşturulacak bir ortak akıl ile hareket ettiği takdirde elbet kazanacaktır.Yeter ki mücadelede kararlı olunsun.Bu mücadele şampiyonlukta da,4.yıldızdan da önemli.Bunlarla aktif mücadele etmediğimiz her gün,daha da arsızlaşarak,daha da ölçüsüzleşerek,daha da yüzsüzleşerek saldırmaya devam edecekler.Kazanmak için her yolu mubah görenlere karşı hele siyasi destekleri de varsa hukuk çerçevesinde savaşamazsın.Galatasaray gitmesin diye bir gecede SPK yasası aleyhinde değişti,unutmayın..
Galatasaray'ın bu mücadeleyi kazanacak gücü var ama ne zaman başlayacağız?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder